
17.04.2006
Erzurumlu işadamı Erdoğan Güner, yılların geleneğini bozup çiğköfteyi pişmiş etten yapmaya başladı. Pişmiş etin kokusunu gidermek için özel metodlar kullanan Güner, aylarca süren testler sonunda ağız tadına uygun çiğköfte tadını buldu.
Formülünün korunması için de Türk Patent Enstitüsü'ne başvuru yaptı. Çiğköftenin kalitesi, uluslararası kuruluşlar tarafından tescil edilerek ISO9001 belgesi alındı. Gıda kalite standardı olarak bilinen HACCP sertifikası da alınarak sağlık yönünden bir sakıncası olmadığı belgelendi. HACCP belgesi, çiğ etten kaynaklanabilecek sağlık problemleri nedeniyle çiğköfte yemeye çekinenlerin yüreğine su serpti. İsveçli uzmanlar tarafından denetlenen Yenibosna'daki üretim tesisleri, çiğköfte imalathanesinden çok bir ilaç şirketinin Ar-Ge laboratuvarını andırıyor. Boneli, maskeli, eldivenli ustalar, gece yarısından itibaren üretim çalışmalarına başlayıp sabah 09.00'a kadar Harbiye, Beşiktaş, Bahçelievler'deki Çiğköftem restoranlarına çiğköfte servisi yapıyor.
Mayıs ayında Japonya'da düzenlenen Türk Mutfağını Tanıtma Fuarı'na katılacak olan Güner, Japonlar'ın çiğköfteyi beğenmesi durumunda ilk yurtdışı şubesini Tokyo'da açacak. Türkiye'nin en güçlü çiğköfte markasını oluşturmayı hedefleyen Erdoğan Güner, Avrupa ve Uzakdoğu'ya çiğköfte ihracatı yapmayı planlıyor.
31.10.2007
AB Standartlarında Çiğköfte Yapıldı.
Türk insanının vazgeçemediği tatlardan biri olan çiğköfte sonunda Avrupa standartlarına uyum sağladı. Bakteri deposu olan çiğ et yerine pişmiş etle yapılan ve özel soslarla çiğköfteden daha lezzetli hale getirilen çiğköftenin tescili için Türk Patent Enstitüsü’ne başvuru yapıldı.
13 yıldır çiğköftecilik yapan Çiğköftem'in sahibi Erdoğan Güner, uzun araştırmalardan sonra çiğköfteden daha lezzetli, bakteri deposu çiğ et yerine pişmiş etten çiğ köfte yapmayı başardı. “Uzmanların çiğ et bakteri deposudur. Sağlığa zararlıdır” uyarısını duyduğunu ve bunun doğru olup olmadığı konusunda araştırma yaptığını anlatan Güner Usta, “Mikroskopla çiğ etleri inceledim. Gerçekten bakteri deposu olduğunu gözlerimle gördüm” dedi.
İşin Sırrı Özel Sosta
Uzun süre yaptığı çiğköfteleri yemekte zorlandığını anlatan Güner, “Sonunda pişmiş etle çiğköfte olup olamayacağını araştırdım. Denemeler yaptım. Ve uzun süren denemeler sonunda kendi geliştirdiğim özel içerikli sosla pişmiş etin kendisine has olan kokusunu yenerek çiğköfteden daha lezzetli, kaliteli, sağlıklı, AB standartlarında bir çiğköfte yaptım. Artık rahatlıkla çiğköfte yiyebiliyorum. Müşterilerime de gönül rahatlığıyla ikram ediyorum” diye konuştu.
Özel sos konusunda sır vermekten kaçınan Güner, “ Bunun sırrı bende saklı. Türk Patent Enstitüsü’ne patent almak için başvuru yaptım. Başvurum kabul edildi” dedi.
AB Ülkelerine Açılacak
Kısa sürede İstanbul’da dört şube açan Güner , “Çiğköfte sevenler pişmiş etle yaptığımız çiğköftemizin tadını çok sevdiler. Bu arada çiğ etin zararından dolayı çiğköfte yemeyenler de bizim ürünümüzü gönül rahatlığıyla yemeye başladı. Ve şunu gördük; Türkiye’de çiğköfte yiyen kadar zararından dolayı istediği halde yiyemeyen insan var. Kısa zamanda Bahçelievler, Harbiye Beşiktaş ve Şişli’de Çiğköftem'in şubelerimizi açtık. Çok sayıda bölgeden hatta yurtdışından şube için teklif alıyoruz. Ancak gıda sektörünün hassaslığından ötürü şimdilik kendi şubelerimizi kendimiz açacağız” şeklinde konuştu.
Hijyene, kaliteye çok önem verdiklerini kaydeden Güner , “HACCP Kalite belgesi için başvurduk. Kısa zamanda alacağımızı umuyorum. Eksiklerimiz varsa onları da tamamlayacağız. Patentimizi kalite belgemizi aldıktan sonra kurumsal olup hem yurt içinde hem de yurtdışında özellikle de AB ülkelerinde şube açacağız” diye konuştu.

16.04.2006
Çiğköfte Piş, Ağzıma Düş...
Efsaneye göre Nemrut, Hz. İbrahim’in yakılması için Urfa’da çalı çırpı dahil ne varsa toplatıp, en büyük ateşi yaktırmış. O gün Ahper Dağı’nda geyik avlayan bir avcı, karısına “Bana bu geyiğin etinden yemek yap.” demiş. Kadın, yakacak bir dal bile bulamayınca, geyiğin budundan kestiği eti, bir dibeğe koymuş. Üzerine bulgur ve çeşitli baharatı, otu atıp, bu eti saatlerce dövmüş, ezmiş. İlk çiğköfte böyle yapılmış.
Erzurumlu işadamı Erdoğan Güner, binlerce yıllık geleneği bozdu; çiğköfteyi pişirdi! İlk kez içine pişmiş et katılmış çiğköfte üretti. Pişmiş etin kokusu ve tadını gidermek için özel pişirme metodu ile özel bir karışım geliştiren Güner, altı aydan fazla süren denemeler sonunda müşterinin aradığı tadı buldu. Formülünün korunması için Türk Patent Enstitüsü’ne patent başvurusunda bulundu. Yeni nesil çiğköftenin kalitesi, uluslararası kuruluşlar tarafından tescil edildi. Güner, çiğköfte için ISO9001 (Uluslararası Standartlar Organizasyonu) ve Uluslararası Gıda Güvenliği Sertifikası olarak bilinen HACCP belgesini aldı. HACCP belgesi, çiğ etten kaynaklanabilecek sağlık problemleri nedeniyle çiğköfte yemeye çekinenlerin yüreğine su serpti. İsveçli uzmanlar tarafından denetlenen Yenibosna’daki üretim tesisleri, çiğköfte imalathanesinden çok bir ilaç şirketinin Ar-Ge laboratuvarını andırıyor. Boneli, maskeli, eldivenli işçiler, gece yarısından itibaren yeşillik ayıklama işlemine başlıyor. Maydanozlar, naneler, rokalar dal dal yıkanıp temizleniyor, soğanlar aynı boyda kesiliyor. Saat 06.00’da çiğköfte yoğurulmaya başlanıyor.
El değmeden hazırlanan çiğköfte, saat 09.00’a kadar Harbiye, Beşiktaş, Bahçelievler’deki Çiğköftem restoranlarına ulaştırılarak satışa sunuluyor.
Erdoğan Güner, çiğköfteye katılan etlerin İslamî usullere göre kesim yapan marketlerden satın alındığının altını çiziyor. Uzun süre beklediğinde bakteri üretme tehlikesi bulunmadığından, hijyene önem veren ünlüler de gecenin ilerleyen saatlerinde Çiğköftem’e uğruyor. Manken Çağla Şikel, oyuncu Hande Ataizi, Mine Çayıroğlu, Yusuf Harputlu, Nuri Sesigüzel, İbrahim Erkal, Çiğköftem’in Beşiktaş şubesinin müdavimlerinden. Yönetmen Sinan Çetin ise çekim aralarında Plato ekibine ısmarladığı çiğköftelerle ziyafet veriyor. Yabancı Damat dizisi ekibi de siparişlerini Beşiktaş şubesine veriyor. “Kent yaşamında yeni bir lezzet” sloganıyla fast-food kültürüne farklı bir boyut getiren Çiğköftem’in müşteri portföyü oldukça çeşitli. Dinî cemaatler sohbetlerinde, şirketler personel toplantılarında, kadın kuruluşları düzenledikleri etkinliklerde çiğköfte siparişi veriyor.
Güner, pişmiş etten yaptığı çiğköftenin patentini aldıktan sonra franchise vererek, Türkiye’nin diğer şehirlerinde ve yurtdışında şube açmayı planlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘lezzet elçisi’ seçtiği Güner, mayıs ayında Japonya’da yapılacak Türk Mutfağını Tanıtma Fuarı’na katılmak üzere bu ülkeye gidecek. Japonlar, yemek kültürlerine yabancı bir lezzet olan çiğköfteyi beğenirse; yurtdışındaki ilk şube Tokyo’da açılacak. Erdoğan Güner, Türkiye’nin en güçlü çiğköfte markasını oluşturarak, Avrupa ve Uzakdoğu’ya çiğköfte ihracatı yapmayı planlıyor.

16.06.2008
Çiğköfte 'yazlık' oldu
Erzurumlu Güner kardeşler tarafından 1993 yılında temeli atılan ve pişmiş etle Türkiye'nin ilk patentli çiğ köftesini yapan Çiğköftem, geliştirdiği konseptle geleneksel lezzete yeni tüketim biçimleri kazandırıyor. Yakın bir geçmişe kadar özellikle kış akşamları tadımlık olarak tüketilen çiğ köfte, yaz günlerinin doyumluk menüsü haline geldi. Yüzde 97'si bitkisel 20 malzemenin karışımıyla ürettiği pişmiş etli çiğ köfteyi yeşil ağırlıklı 12 çeşit garnitürle menü haline getiren Çiğköftem'in müşterilerinin yüzde 65'ini özellikle diyet yapan bayanlar oluşturuyor. 8 YTL'den satılan porsiyonu özellikle Harbiye ve Suadiye gibi şubelerde bayanların öğlen yemeği olarak tercih ettiği belirtildi. Öğrencilerin tercihinin ise Çiburger ve Dürüm olduğu açıklandı.

24.03.2007
Pişmiş etten çiğköfte
Erzurumlu işadamı Erdoğan Güner, Türk mutfağında gerçekleştirdiği inovasyonla çiğköftenin etini pişirerek Çiğköftem markası yarattı. Ancak pişmiş etten yapılan çiğköfte Şanlıurfalıları kızdırdı. Şanlıurfalılar, Güner'i çiğköftenin özelliğini bozmakla suçluyor.
Çiğköftenin etini pişirerek bir anlamda Türk mutfağında bir inovasyona imza atan Erdoğan Güner, Şanlıurfalıları kızdırdı. Şanlıurfalılar, Çiğköftem adıyla peş peşe açtığı yedi şubede günde yaklaşık 600 kilo çiğköfte satan Güner'i, binlerce yıllık geleneği bozmakla suçluyor. Çiğköftede, pişmiş et kullanılmasının, yeni kapılar açtığını söyleyen Erdoğan Güner ise "Et çiğ olduğu zaman içinde değişik bakteriler barındırıyor. Çok hızlı da bozuluyor. Oysa pişmiş et kullanıldığında bakterilerden arındırılıyor. Daha uzun dayanıyor. Vakumlayarak, soğuk zincir içinde başka şehirlere veya başka ülkelere göndererek satış imkânı olur mu, onu araştırıyoruz" diyor.
Şanlıurfalı çiğköfte ustası İhsan Güneş ise "Başka şehirlerde, çiğköftenin patatesle, ekmek içiyle yoğurulduğunu duyuyorduk. Pişmiş etle yoğurulduğunu da duyduk. Çiğköfte çiğ etle yapılır, bu nedenle de çiğköfte denmiştir. Binlerce yıldır da öyle yapılır. Pişmiş etle çiğköfte olmaz. Olsa bile ona çiğköfte denmez. Böyle bir şey, binlerce yıllık ürünü bozmaktır" diyerek Güner'e tepkisini gösteriyor.
Güner büyümeye kararlı
Ancak Güner, Şanurfalıların tüm tepkisine rağmen işi büyütmekte kararlı. Güner yarattığı Çiğköftem markasıyla önümüzdeki yıl, fabrikasyon üretime geçmeye hazırlanıyor. Daha otomatik sistemlerle yeni bir üretim tesisi kuracağını söyleyen Güner, "Otomatik makinelerle seri üretim planlıyoruz. Dağıtım ağını da genişletmek için çalışmalarımız sürüyor" diyor.
Erzurumlu Erdoğan Güner, çiğköfte ile Şanlıurfalı bir arkadaşı sayesinde tanışır. 1993'te Cağ Kebabı diyarı Erzurum'dan İstanbul'a gelen Güner, Urfalı arkadaşı ile birlikte çiğköfte yoğurup satarak işe başlar. Yaptıkları çiğköftelerin ünü kısa sürede yayılınca ikili, bir yıl içinde zincir marketlerin raflarına da girmeyi başarır. Ancak 1995'te ortaklık bozulur ve Güner tek başına çiğköfte işine devam eder. Tüketicilerin bir bölümünün çiğ olduğu için yemediklerini fark eden Erdoğan Güner'in aklına parlak bir fikir gelir ve çiğköfteye konulan eti pişirmeye karar verir.
Güner yaptığı ürünün kalitesini ve sağlığa uygun olduğunu kanıtlamak için de gerekli başvuruları yaparak ISO 9001 ve Uluslararası Gıda Güvenliği Sertifikası olan HACCP belgesini alır. Şimdi Güner, el değmeden ürettiği pişmiş çiğköfte için bir yıl önce yaptığı pantent başvurusunun sonucunu bekliyor.
İki yılda yedi şube
Pişmiş etli çiğköftenin kısa sürede fanatikleri çoğalınca talebi karşılamakta zorlanmaya başlayan Güner markalaşarak şubeleşmek için harekete geçer. Çiğköftem markasıyla ilk şubesini 2004'te Bahçelievler'de açan Güner, peş peşe iki dükkân daha açarak büyüme sürecine girer. Güner, franchise vererek şube sayısını kısa sürede yediye çıkarmayı başarır. Tüm malzemelerin de üretildiği Çiğköftem tesisi bugün 40 kişiyi istihdam ediyor. Yedi şubede günde yaklaşık 600 kilo çiğköfte satılıyor.Erdoğan Güner'in bundan sonraki hedefi ise önümüzdeki yıl, fabrikasyon üretime geçmek. Daha otomatik sistemlerle yeni bir üretim tesisi kuracağını söyleyen Güner, "İstanbul Güneşli'de yerimiz hazır. Mevcut imalathaneyi oraya taşıyarak, otomatik makinelerle seri üretim yapmayı planlıyoruz. Seri üretim halinde, dağıtım ağını da genişleteceğiz" diyor.

03.04.2007
Cooked Raw Meatballs İmposible
Erzurum businessman Erdoğan Güner has made an innovation in Turkish cuisine. He cooked the meat he uses in the raw meatballs, and created the, Çiğköftem. However, raw meatballs made from cooked meat angers residents of Şanlıurfa, the hometown of the delicacy. They accuse Güner of adulterating the raw meatballs
Having made an innovation in Turkish cuisine by cooking the meat used in raw meatballs, Erdoğan Güner drew the anger of Şanlıurfa residents. He has opened seven branches one after the other, now selling about 600 kilograms of raw meatballs daily, drawing in YTL ,000 in revenues a day. Şanlıurfa residents accuse him of corrupting a thousand-year-old tradition.
Saying that using cooked meat in raw meatballs opens new frontiers, Erdoğan Güner explains: “When the meat is raw, it accommodates various bacteria. It rots much faster also. On the other hand, cooked meat is free of bacteria. It lasts longer. We are studying whether it would be possible to it to other cities or abroad by vacuuming it or by using cold chains.”
Meanwhile İhsan Güneş, a chef from Şanlıurfa specializing in raw meatballs, believes Güner's innovation might hurt the tradition. Güneş explains: “We have heard of raw meatballs made with potatoes or bread. We have even heard previously that it being made with cooked meat also. However, raw meatballs are made from raw meat; this is why it is called “raw meatballs.” This has been the method for thousands of years. It cannot be made from cooked meat. Even if it is done with , it cannot be called “raw meatballs.” This is corrupting a thousand-year-old product.”
Güner has his mind set on growth:
On the other hand, even on the face of all the heat from Şanlıurfa residents, Güner has his mind set on expanding his business. He plans on going into mass production under the brand name “Çiğköftem.” Saying that he will establish a production facility with an automated system, Güner adds: “We plan on mass producing. We are still working on expanding our distribution web.”
Originally from Erzurum, Erdoğan Güner first comes across raw meatballs with the help of a friend from Şanlıurfa. Coming to Istanbul from Erzurum in 1993, Güner makes and sells raw meatballs with his friend. When their raw meatballs get famous, the duo makes it to the shelves of chain markets in a year. However, they parted their ways in 1995 and Güner the business by himself. Realizing that some people shy away from the product because it contains raw meat, Güner comes up with a wonderful idea and decides to cook the meat used in raw meatballs.
In order to prove the quality and sterility of his product, Güner makes the necessary applications and receives the ISO 9001 and the international (HACCP) certificates. Now Güner awaits the result of the patent application he has filed for the cooked raw meatballs.
Seven branches in two years:
When the number of cooked raw meatball fans increase greatly over a short period, Güner has a hard time meeting the demand. He decides to become a brand name and open branches. Opening his first branch under the brand name “Çiğköftem” in Bahçelievler, he expands with two more stores. He gets the number of branches up to seven by franchising. Currently 40 people work at the Çiğköftem facilities, where the ingredients, as well as the final products, are produced. There are nearly 600 kilograms of raw meatballs sold in the seven branches every day. The daily revenue is about YTL ,000. Erdoğan Güner's next goal is to start mass producing in the subsequent year. Saying he will establish a new production facility with a more automated system, Güner adds: “Our location in Güneşli is ready. We plan on moving the current facility there and to start mass-producing with automated machinery. In the case of mass production, we will expand the distribution web.”
How the legend began:
According to the legend, Nemrut had all the wood in Şanlıurfa collected, down to the smallest pieces, to have the prophet Abraham burnt. He had built the biggest fire ever. That day, a hunter who had hunted a deer on the Ahper Mountain, asked his wife to cook for him the deer meat. Not being able to find any wood to light a fire with, the woman put a piece of the meat from the deer's thigh on a mortar. She put bulgur wheat and various spices on this meat and beat it for hours. She offered it to her husband when the meat reached the consistency of cooked meat. This delicacy became very popular and its tradition was carried on until today.

04.05.2007
Tadın
1993 yılında İstanbul Bahçelievler’de üretime başlayan ve Kadıköy’de de bir şube açan Çiğköftem, çiğköfteyi sağlığa uygun hijyenik ortamlarda el değmeden üretiyor. Üstelik çiğ et yerine yağsız dana etini pişirerek kullanıyor. Sloganı, "en tatlı acı." Tatmak isterseniz, tarihi Kadıköy Çarşısı’na bir uğrayın.

30.11.2007
Pişmiş et kullanılıyor
"Kent yaşamında yeni bir lezzet" ve "En tatlı acı" sloganlarını kullanan Çiğköftem’in sahibi Erdoğan Güner. Bahçelievler’deki merkezde yapılan çiğköfte, şirketin 13 şubesine günlük olarak dağılıyor. Dükkanlarda acılı ve az acılı seçenekleri var. Çiğköftem’in özelliği çiğköftenin içinde pişmiş et kullanması! Tuzlu suda parça halinde haşlanan etler, sonra özel sos ve 18 çeşit baharatla karıştırılıyor. Pişmiş et kokusu alınıp satışa hazırlanıyor. Çiğköftem, ürünlerine 24 saat garanti veriyor. Bir şubenin günde 100 kilo civarı satışı var. Normal porsiyonda 18 adet köfte var ve fiyatı 10 YTL. Büyük boy 15 , dürüm 4 YTL. www.cigkoftem.com

13.04.2007
Pişmiş etle yapılıyor
Sektöre Kiler gibi marketlere çiğ köfte satmakla başlayan Erdoğan Güner, lezzetin tutması ile şubeleşme yoluna gitti ve “Çiğköftem” markası ile kısa süre önce 11’inci şubeye ulaştı. Firma, çiğ köfteye yeni bir tarz getirdi. Güner, pişmiş etten çiğ köfte buluşu ile “Etsiz çiğ köfte olmaz” diyenlere ancak çiğ et yemeyenlere alternatif getirdi. Yağsız dana etini önce haşladıklarını sonra da et kokusunu arındırarak kıydıran Güner, “Simitçiler de bizim gibi çıkmıştı ama birkaç tanesi ayakta kalabildi. Türkiye’de tatlı yiyen kadar acı yiyen de var. Her köşede tatlı satan dükkan var.
Temel karışımı bulgur, dana eti, çeşitli baharatlar ve en önemlisi de isottan olan çiğ köfte, yoğurma tarzıyla sıra gecelerinin vazgeçilmez bir etkinliği... Güneydoğulu ailelerin alışkanlığı olan çiğ köfte, zahmetli bir yemek olduğu için artık sokağa taşındı. Sektördeki açığı fark eden çiğköftem işi sanayileştirdi ve el ile yoğurmaktan makineye, seyyar arabadan da şubelere terfi etti. ve franchise (bayilik) vermeye başladı. Kârlı bir iş olarak görünen markalı işletmeye sahip olmak, franchise giriş bedelleri ile birlikte 25 ile 30bin YTL’ye mal oluyor.

11.09.2007
Hamburgere çiğköfteciden rakip: Çiburger
FAST food rekabetinde pazar payını yeni ürünlerle büyütmek isteyen çiğköfte zinciri Çiğköftem, İstanbul’daki 15 şubesinde ‘Çiburger’ adlı ürününün satışına başladı. Adını çiğköfte ve haburgerin birleşiminden alan Çiburger, büyük ilgi görüyor. Çiğköfte malzemeleriyle, bildiğimiz hamburger gibi hazırlanan ürünün tek farkı, köftesinin çiğ değil pişmiş etten yapılması. Çiğköftede mayonez ve ketçap gibi klasik sosların yerine, bol baharatlı nar ekşili lezzetler var. Köfte zinciri Çiğköftem’in sahibi Erdoğan Güner, özellikle öğrencilerin ürüne büyük ilgi gösterdiğini söyledi. 13 yıldır çiğ köfte sektöründe faaliyet gösteren Erdoğan Güner, şirketin İstanbul Şirinevler, Esenler ve Bahçelievler şubelerindeki ‘çiburger’ satışlarından oldukça memnun. Çiğköfteli hamburgerin satış fiyatı ise oldukça uygun. 1.75 YTL’ye satılan ‘Çiburger’’ özellikle öğrenciler tüketiyor.

22.03.2007
İşte 'En tatlı' acı
Anadolu'nun en önemli lezzet miraslarından çiğköfte,Sakarya'da yeni açılan Çiğköftem'de müşterilerinin beğenisine sunuluyor...
Adapazarı'nın tanınmış yatırımcı ve işadamı İsmail Balkanı ve Julide Esedoğl'nun ortaklaşa açtığı 2 Çiğköfem,Sakaryalılar'ın hizmetine girdi.Çiğköftenin yanısıra,tatlı çeşitleriyle de adından söz ettiren Çiğköftem,farklı tatları bir araya getirip,müşterilerinin beğenisine sunuyor.
Çiğköfte'nin yanında İçliköfte ve Çiburger'lede idialı olan mekan,acı severlerede unutulmaz lezzetler tattırıyor.Çiğköftem'in sloganı ise 'En tatlı acı'....